Güncel KonularYazarın yeri
Trend

ENGELLİLERİN GELİR VERGİSİ – KDV – ÖTV – MTV VE EMLAK VERGİSİ MUAFİYETİ

Engelli vatandaşlarımızın kanunlarımız nezdinde yararlanabileceği bir takım muafiyetler mevcuttur. Toplumumuzda bu konu hakkında bir çok farklı bilgi ya da bilgi kirliliği olduğundan, bilgilerimizi tekrar gözden geçirebilmek adına ilgili kanun maddelerini sizler için derledik.

GELİR VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Ticari Kazancın Tarifi” başlıklı 37’nci maddesinde; “Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı kanunun
“Sakatlık İndirimi” başlıklı 31’inci maddesinde ise, “Çalışma gücünün asgari %80’ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece sakat, asgari %60’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derecede sakat, asgari %40’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece sakat sayılı ve aşağıda sakatlık dereceleri itibariyle belirlene aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir.

Sakatlık indirimi;(01.01.2018 tarihinden geçerli olmak üzere)

-Birinci derece sakatlar için 1000 TL.,

-İkinci derece sakatlar için 530 TL.,

-Üçüncü derece sakatlar için 240 TL. dir.” hükmü bulunmaktadır.


Yine aynı Kanunun “Diğer İndirimler” başlıklı 89 uncu maddesinde; “Gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden aşağıdaki indirimler yapılabilir:

3. Serbest meslek faaliyetinde buluna veya basit usulde vergilendirilen özürlülerin beyan elden gelirlerine, 31 inci maddede yer alan esaslara göre hesaplanan yıllık indirim (Bu indirimden bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi buluna serbest meslek erbabı ile hizmet erbabı (tevkifat matrahı dahil) da yararlanır.).” hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan, 222 Nolu Gelir Vergisi genel Tebliğinin “3.Sakatlık İndiriminden Yaralanacak Olanlar” başlıklı bölümünde,

“5. Sakatlık indirimi;

-Özürlü hizmet erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan hizmet erbabına,

-Özürlü serbest meslek erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi buluna serbest meslek erbabına,

-Basit usulde vergilendirilenlerden, tüccar ve ücretli durumuna girmeksizin, imalat, tamirat ve küçük sanat işleri ile uğraşan (ilk madde ve yardımcı malzeme müşteriye ait olarak faaliyet gösteren terzi, tamirci, marangoz gibi) özürlülere uygulanmaktadır.” açıklamalarına yer verilmiştir.

KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

KDV Kanununun 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrasına 5378 sayılı Kanunla eklenen “s” bendi ile 07.07.2005 tarihinden itibaren, özürlülerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve özel bilgisayar programlarının tesliminin KDV den istisna edildiği hüküm altına alınmıştır.

110 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (A/4) bölümünde konuya ilişkin ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir.

Buna göre; münhasıran özürlülerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamlarında kullanmaları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç (örneğin görme özürlülerin kullandıkları baston, yazı makinesi, kabartma klavye; ortopedik özürlülerin kullandıkları tekerlekli sandalye, ortez-protez gibi cihaz ve araçlar) ile özel bilgisayar programları istisna kapsamında kabul edilecek, binek otomobili ve diğer nakil vasıtaları ise bu istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir.

ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7/2 nci maddesiyle Kanuna ekli 2. (Değişik: 16/7/2004-5228/21 md.)  (II)  sayılı  listede  yer  alan   kayıt  ve  tescile  tâbi mallardan;

a) 87.03 (hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 200.000 TL’yi aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³’ü aşanlar hariç) ve 87.11  G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, engellilik oranı% 90 veya daha fazla olan malûl ve engelliler tarafından,

   b)(Ek: 6/2/2014-6518/56 md.)87.03 G.T.I.P. numarasında yer alan (motor silindir hacmi 2.800 cm3’ü aşanlar, bütün tekerlekleri motordan güç alan veya alabilenler, sürücü dâhil 8 kişiye kadar oturma yeri olan binek otomobilleri, yarış arabaları, arazi taşıtları hariç), yük taşımasında kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi istiap haddinin % 50’sinin altında olanlar ile sürücü dâhil 9 kişilik oturma yeri olanların engellilik durumlarının araçları bizzat kullanamayacak ve sürekli olarak tekerlekli sandalye veya sedye kullanmalarını gerektirecek nitelikte olduğunu ilgili mevzuat çerçevesinde alınan engelli sağlık kurulu raporuyla tevsik eden ve engellilik derecesi % 90 veya daha fazla olup tekerlekli sandalye veya sedye ile binilmesine ve seyahat edilmesine uygun tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından,

c) 87.03 (hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 200.000 TL’yi aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³’ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından,

d) (Ek: 4/6/2008-5766/19 md.; Değişik: 6/2/2014-6518/56 md.) Bu bendin (a), (b) ve (c) alt bentleri kapsamındaki araçların aynı alt bentlerde belirtilen malûl ve engelliler tarafından ilk iktisabından sonra deprem, heyelan, sel, yangın veya kaza sonucu kullanılamaz hâle gelmesi nedeniyle hurdaya çıkarılmasında, bu alt bentler kapsamındaki araçları hurdaya çıkaran malûl ve engelliler tarafından,
Beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı ÖTV den istisna edilmiştir.
Konuyla ilgili olarak 1 Seri No.lu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliğinin (7.2.1.1.) bölümünde açıklandığı üzere, söz konusu istisnadan yararlanmak için sakatlık derecesi % 90 veya daha fazla olan malul ve engellilere ait taşıtın özel tertibatlı olması şartı aranmayacaktır. Sakatlık dereceleri, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikle belirlenen esaslara göre tespit edilecektir. Söz konusu Yönetmeliğe göre sakatlık derecesi % 90 veya daha fazla olduğuna dair yetkili sağlık kuruluşlarından alınacak sağlık kurulu raporunun aslı veya noter onaylı örneği, araçların ilk iktisabının yapılacağı motorlu araç ticareti yapanlar tarafından vergi dairesine verilecek 2A numaralı ÖTV beyannamesine eklenecek ve beyannamede ÖTV hesaplanmayacaktır. 

MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nun 3 üncü maddesine göre, motorlu taşıtlar vergisinin mükellefi, trafik sicili ile Ulaştırma Bakanlığınca tutulan sivil hava vasıtaları sicilinde adlarına motorlu taşıt kayıt ve tescil edilmiş olan gerçek ve tüzel kişilerdir.

Anılan Kanunun istisnalara ilişkin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, sakatlık dereceleri % 90 ve daha fazla olan malûl ve engellilerin adlarına kayıtlı taşıtlar ile diğer malûl ve engellilerin, bu durumlarına uygun hale getirilmiş özel tertibatlı taşıtların motorlu taşıtlar vergisinden istisna olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Söz konusu istisna hükmünün uygulama esaslarının belirtildiği 21 Seri No.lu Motorlu Taşıtlar Vergisi Genel Tebliğinin “İstisnalar” başlıklı bölümünde;

“1 – Sakatlık Dereceleri % 90 ve Daha Fazla Olan Malûl ve Engellilere Ait Taşıtlarda İstisna Uygulaması Sakatlık dereceleri % 90 ve daha fazla olan malûl ve engellilerin bu durumlarını tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınmış olan sağlık kurulu raporu ile ilgili vergi dairelerine belgelendirmeleri halinde, söz konusu malûl ve engellilerin kendi adlarına kayıt ve tescil edimli olan taşıtları, motorlu taşıtlar vergisine tabi tutulmayacaktır. Bu istisnadan yararlanmak için, söz konusu malûl ve engellilere ait taşıtın özel tertibatlı veya özel tertibatlı hale getirilmiş olması şartı aranmayacaktır.

(…)

3 – Malûl ve Engelliler İstisnası İle İlgili Bildirim

Malûl ve engelliler istisnasından yararlanacak olan malûl ve engelliler tarafından, “Malul ve Engelliler Adına Kayıt ve Tescilli Taşıtlarda Motorlu Taşıtlar Vergisi İstisnası Bildirim Formu” düzenlenerek istisnadan yararlanmak için gerekli olan diğer belgeler ile birlikte ilgili vergi dairesine verilecektir.” açıklamaları yer almaktadır.

Öte yandan, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin (d) bendinde, özürlü sağlık kurulu raporunun, özürlü sağlık kurulunca hazırlanan, kişilerin özür ve sağlık durumu ile kullanım amacını belirten belge olarak tanımlandığı, aynı Yönetmeliğin “Raporların düzenlenmesi ve özür oranının belirlenmesi” başlıklı 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise, kişinin özür oranının, özürlü sağlık kurulunca bu Yönetmeliğin ekinde yer alan özür oranları cetvelinde bulunan özür oranlarına göre yüzde (%) olarak belirlendiği, bu cetvelde adı geçmeyen hastalık ve özürler ile bunlara ait özür oranlarının, fonksiyon kayıplarına göre özürlü sağlık kurulunca değerlendirilerek belirleneceği açıklanmaktadır.

EMLAK VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir.

Söz konusu yetkiye istinaden çeşitli tarihlerde çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararlarıyla kendilerine bakmakla mükellef kimseleri olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskenleri veya tek meskende sahip oldukları hisseleri (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) için emlak vergisi oranı sıfıra indirilmiştir.

Öte yandan, 27/07/2011 tarih ve 28007 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 57 Seri No.lu Emlâk Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde, özürlü kimlik kartı sahibi mükelleflerin, özürlü kimlik kartlarını belediyede ilgili görevliye ibraz etmek ve bu Tebliğ ekinde yer alan “Tek Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip olanlar Dâhil) Özürlülere Ait İndirimli Bina Vergisi Formu” ekine özürlü kimlik kartı fotokopisini eklemek suretiyle indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanabilecekleri, bu durumdaki mükelleflerden ayrıca tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınmış sağlık kurulu raporu istenilmeyeceği ancak özürlü kimlik kartı sahibi olmayan mükelleflerin ise, sağlık kurulu raporunun aslını veya onaylı örneğini belediye görevlisine ibraz etmek ve bu tebliğ ekindeki “Tek Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip Olanlar Dâhil) Özürlülere Ait İndirimli Bina Vergisi Formu” ekine raporun fotokopisini eklemek suretiyle indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanmalarının mümkün olduğu belirtilmiştir…

Unutmayalım ki ”Her sağlam insan mutlaka bir engelli adayı”dır.

Kaynak
197 Sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu
Etiketler
Daha Fazla Göster

İbrahim SARAÇOĞLU

İstanbul doğumlu .İlk, orta ve lise eğitimini İstanbul'da tamamladı. 2006 Yılında Sakarya Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünden, 2012 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümünden mezun oldu. Halen Anadolu üniversitesi Yerel Yönetimler Bölümünde eğitimine devam etmektedir. Turizm alanında 2008 yılına kadar çeşitli kuruluşlarda çalıştı. 2009 yılı itibariyle kamu kurumlarında Vergi alanında çalışma hayatına devam eden yazarımız 2012 ve 2013 yıllarında bankacılık alanında bir dönem aktif çalışmıştır. 2013 yılından itibaren kamu kurumunda görev yapmaya devam etmektedir. Bankacılık ve Kamu Mevzuatı alanında çeşitli sertifikalar ve eğitimler alan yazarımız, eğitimlerine devam etmektedir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı