KitapYazarın yeri
Trend

HER HAFTA YENİ BİR KİTAP İLE BAŞLAMAK HAYATA KALDIĞIMIZ YERDEN…

Milletlerin kurtuluşu okumakla başlar. Kitap okumak iyiliklerin, güzelliklerin hatta hayatı yeniden keşfetmenin alametidir adeta. Her insan kitap yazamayabilir fakat her birey kitap okuyarak geliştirebilir kendini… yokmuyum.com ekibi olarak toplumumuzun okuyarak gelişeceğine inanıyor Her Hafta Yeni Bir Kitap başlığımız altında tavsiye niteliğinde kitap önerilerimizi siz değerli okuyucularımızla paylaşıyoruz.

Bütün dünyada okunan ve tam manasıyla bir başyapıt olan usta yazar Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (1821-1881) ‘nin Suç ve Ceza isimli romanı ile yeni bir haftaya, hayatımıza ise kaldığımız yerden kendimizi bir adım daha geliştirerek başlayabiliriz. Romanımızın başrolünde Raskolnikov isimli öğrencinin topluma uyum sağlayamaması ve yaşadığı psikolojik sıkıntıları anlatılıyor. Kitabın can alıcı noktalarından biriside yazarın yaptığı betimlemelerle adeta bizlere o anları yaşatmasıdır öyle ki; kitap hakkında ortaya atılan en büyük iddialardan birisi kitabın yayınlandığı dönemde Dostoyevski hakkında dava açılmış. Davayı açan savcının Gerekçesi ise: ” Bir caninin ruhsal durumunu bu kadar gerçekçi ve ayrıntılı anlatan bir kişinin geçmişinde kesinlikle bir cinayet saklıdır. ” olmuştur. Yazımızı Dostoyevski’nin ” Aslında insanı en çok acıtan şey hayal kırıklıkları değil. Yaşanması mümkünken, yaşayamadığı mutluluklardır.” sözüyle tamamlıyoruz. Keyifle okumanızı dileriz.

”Dostoyevski’nin bu romanı yalnızca ezilmişliğin ve toplumsal kötülüklerin sürükleyici trajizmini dile getirmekle kalmaz. Bu aynı zamanda en yüce yargı yeri olarak insan vicdanına ve insan aklına bir başvurudur. Dostoyevski’de başkahraman- ıyla birlikte, yoksulluğun ve acı çekmenin her toplum için kaçınılmaz olduğunu ileri süren dönemin düşünürlerine, bunların ileri sürdükleri -kimi dinsel- düşüncelere şiddetle karşı çıkmıştır. Büyük yazar, bir hiç olarak kalmak, ses çıkarmadan boyun eğmek, her şeye sürekli katlanmak istemeyen, tam tersine, bütün varlığıyla toplumsal eşitsizliklere başkaldıran, haksızlıkla uzlaşmayan insanın ahlaki yüceliğini, tutkuyla ve coşkuyla savunmuştur. Özet olarak 1860’lı yılların Petersburg’unda buhran ve yokluk içerisinde bir hukuk öğrencisi olan Raskolnikov, tabuta benzeyen odasında, geçinmek için eşyalarını rehin verdiği tefeci kadını öldürme planı yapar. Bir “bit” olarak gördüğü bu yaşlı kadını toplumun yararı için adeta “ezmek” istemektedir. Ancak eyleme geçtiği sırada, yanında “iyi bir insan” olan kız kardeşinin olacağını hiç hesaba katmamıştır. Raskolnikov’un içine düştüğü ikilem ve psikolojik hesaplaşmalar, yüz elli yıldır bütün dünyayı “Tanrı’nın yokluğunda insanın sınırı ne olmalıdır?” sorusu ile kasıp kavurarak Rus edebiyatının en büyük eserinin doğmasını sağlamıştır.

Etiketler
Daha Fazla Göster

İbrahim SARAÇOĞLU

İstanbul doğumlu .İlk, orta ve lise eğitimini İstanbul'da tamamladı. 2006 Yılında Sakarya Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünden, 2012 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümünden mezun oldu. Halen Anadolu üniversitesi Yerel Yönetimler Bölümünde eğitimine devam etmektedir. Turizm alanında 2008 yılına kadar çeşitli kuruluşlarda çalıştı. 2009 yılı itibariyle kamu kurumlarında Vergi alanında çalışma hayatına devam eden yazarımız 2012 ve 2013 yıllarında bankacılık alanında bir dönem aktif çalışmıştır. 2013 yılından itibaren kamu kurumunda görev yapmaya devam etmektedir. Bankacılık ve Kamu Mevzuatı alanında çeşitli sertifikalar ve eğitimler alan yazarımız, eğitimlerine devam etmektedir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı